Çok uluslu uyuşmazlıkları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu (MÖHUK) ekseninde analiz ediyoruz.
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hüküm doğurması için 5718 sayılı MÖHUK uyarınca tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir. Tanıma, kararın kesin delil ve kesin hüküm etkisini sağlar; tenfiz ise ayrıca icra edilebilirlik kazandırır. Mahkeme kararın esasını yeniden incelemez; kararın kesinleşmiş olması, savunma hakkına uyulmuş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması aranır.
Tanıma kararı alınmadığı sürece kişi Türk nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam eder; bu durum yeniden evlenme, miras ve velayet gibi sonuçları doğrudan etkiler. Yabancı boşanma kararları için nüfus müdürlüklerine idari başvuru yoluyla tescil imkânı da bulunmakla birlikte, bu yol kanunda sayılan koşulların tamamının sağlanmasına bağlıdır. Koşullar sağlanmıyorsa tanıma davası açılması gerekir.
Türkiye, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Konvansiyonu’na taraftır; bu nedenle yabancı hakem kararlarının tenfizi konvansiyon hükümlerine göre yapılır. Mahkeme uyuşmazlığın esasını incelemez, yalnızca konvansiyonda sayılı ret sebeplerinin bulunup bulunmadığını denetler. Geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığı ve kararın usulüne uygun tebliği en çok tartışılan noktalardır.
MÖHUK uyarınca mirasa kural olarak murisin milli hukuku uygulanır; ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından Türk hukuku uygulanır. Bu ikili yapı, aynı terekenin farklı unsurlarının farklı hukuklara tabi olması sonucunu doğurabilir. Yurt dışında düzenlenmiş vasiyetnamelerin şekil bakımından geçerliliği ise ayrıca değerlendirilir.
Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için danışma formu üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
DANIŞMA TALEBİ